AVM Dediğin Böyle Olur!

Konya’da Kulesite isminde bir AVM var. İsminin Kulesite olmasının nedeni, AVM’nin bir parçasının inanılmaz yüksek bir gökdelen olması. Orası kafe falan. Orası yüksek.

Orayı boşver. Biz küçük olan tarafına gelelim.

Efenim biliyorsunuz ki AVM’lerin içinde tv’ler olur. Bu tv’lerde haberlerdir, kliptir, reklamdır gösterir pek sevgili yönetimler. Ve fakat, hani çizgi film? Hani bu gençliğin ilk göz ağrıları, anıları, nostaljisi? Konya’daki Kulesite yönetimi, bu tv’lerde La Linea’yı, yani bizim Bay Meraklı’yı gösteriyor mütemadiyen.

Şimdi ne denir bu duruma? Böyük şehirim, metropolüm diye geçinen şehirler, yapsanıza ulan şöyle $ukela hareketler. Bak yine sinirlendim ya.

İçerde zaman geçirirken öyle zevkli oluyor ki bunları izlemek. Konya, helal olsun sana be!

Canaydın Ölmedi, Kalbimizde Yaşıyor

Galatasaray ve Fenerbahçe’nin her alanda karşılaşmaları, her zaman büyük olaylara, büyük yankılara sahne olur. En sonuncusu da öyle oldu. Ama çok farklı bir yönden. Hatta benim daha önce hiç görmediğim bir yönden diyebilirim. Eskiler derler ya, özlenen tablo. Biz hiç göremedik onu, o kadar eskiden oluyormuş bunlar.

Olan şey neydi? Olan şey, birkaç gün önce kaybettiğimiz bir Galatasaray başkanı için bütün stadın, içinde Fenerbahçe taraftarının da olduğu bütün stadın, dakikalarca ayakta alkış tutmasıydı. Küfür, nefret, hırs, intikam, her şey bir kenara bırakıldı. Sadece bir insanı anma vardı. Alkış vardı. Bitmedi bir türlü. Bitmediği için de her geçen dakika daha çok gurur duydum. Hiç kimsede bir homurdanma, misafir takım olan Fenerbahçe taraftarında bir yuhalama, hiçbiri yok. Dakikalarca sürmesine rağmen aynı ritimdeydi, sanki 90 dakika sürecekmiş gibi, olsa kimsenin itirazı olmayacakmış gibiydi. Gerçekten inanılmazdı.

Fotoğraftaki “yakaladığım” an ise, Eski Açık tribününde açılan ve açılır açılmaz az önce anlattığım dakikaların başlamasını sağlayan pankarttı. Çok klişe olacak ama, bu gördüğüm şey senede sadece iki kere olsa, o tribünün yaptığı tezahürat, o adamın sokaktaki davranışı, kulüp yöneticisinin söyledikleri, basının yaptığı haberler çok çok başka olacak. İşte ben o tribünde daha çok yer alırım. Ben ve benim gibileri. Canaydın bize bunları hatırlattı. İki kavgalı taraftarın bir an olsa bile uyum içinde, insanca davranmasını sağladı. Yöneticiliğini hiçbir zaman beğenmedim ama, çok büyük yüreği olan bir insandı o.

Nur içinde yat büyük başkan!

Zombi Bunlar


Böyle şeyler yaşandı. Burdan bakınca bir anlam verebiliyor musunuz diye merak etmiyorum değil.

Bir Semtin Chat Diliyle İmtihanı

O sırada İstanbul – Emniyet Evleri’nde…

Bu yazıyı şu arkadaki binada oturan teyzeler anlıyorsa, ‘Emniyetevleri hakkında yanlış bilinen gerçekler’ diye başlık açacağım Ekşi Sözlük’te. Laf arasında da Ekşi Sözlük yazarıyım, agresifim profilini yarattım di mi? Muhteşemim lan.

Pes Oynayan Kız Tecrübesi


- Kızıl olan maça iyi başlıyor.
- Kıvırcık olan sonradan açılıyor.
- İlk küfrü kızıl etti.
- Kıvırcık maç içinde hiç gol atamadı. Ama penaltılarda kazanıyor. Ekrana bile bakmadan atıyor.
- Kızıl olan iyi takım seçmesini biliyor.
- Kıvırcık olan kim yakışıklıysa onu oynatıyor.
- Kızıl olan Kıvırcığa bi keresinde 3 attı.
- Kıvırcık olanın kolu tutmasına bakın. Baş parmak orada olmayacak Kıvırcık. Ulan kaç kere gösterdim be :)

Atlantis


Dün Cevahir Alışveriş Merkezi’nin içindeki Atlantis Eğlence Merkezi’ndeydim. Hiç aklıma gelmezdi, bilmiyordum zaten öyle bir yer olduğunu :) Peki bilmeden nasıl gittim? Anlatayım, FriendFeed‘de Yusuf Esenkal birdenbire ortaya çıkıp “herkese benden Atlantis kartı!” diye haykırdı. Ben de neymiş bu falan diye bakınırken birdenbire kendimi kartı kazanmış durumunda buldum. Aldım +1′imi yanıma o köpek balığı senin bu dalga benim öbür korku tüneli kimin binibiniverdik. Çok güzel bir gün geçirdik! Bu nedenlerle maruzatım şudur ki, Yusuf Esenkal’a çok teşekkürler. Arkadaşım da benim yerime et demişti. Onun yerine de edeyim hatta. Teşekkür ederiz :)

Ya aman küçükler için orası, çoluk çocuk yeri laflarına aldanmayın. Gayet de kocaman insanı tırsttıracak alet edavatlar mevcut. Aynı şeye iki-üç kere binince mesela kafa yapıyor. Bu fotoda suratlar rahat görünüyor olabilir. Ama bunun nedeni o trenin henüz hareket etmemesi. Ayrıca görüntüdeki iki elin demirleri nasıl sıktığına bakarsanız ortamdaki gerilimi çözebilirsiniz! ;)

Hrant İçin…


…biber gazı da yedik. Olsun be, yeriz. Anca acıktırır bizi, baharatı çok severim.

Hiristiyan Olmak İstiyorum


Kadıköy Bahariye’de, Süreyya Sineması’nın yanındaki binanın önündeki duvarda yazıyor bu. Amma adres tarifi yaptım be :) Orası ne ki kilise mi?

Bu işlerden anlayan varsa arkadaşı arasın insaniyet namına. Müslüman olmak istese kolay da, hristiyan nasıl olunuyordu yahu?

Lütfen Adres Sormayınız!


Kadıköyde iki dükkan arasındaki duvarda gördüm. Esnaf amcalar asmış sandım ciddi ciddi. Olayın aslını anlayınca da çok güldüm :)

Kralım Ben